***NEDEN KAYIN AĞACINI TERCݝH EDݝYORUZ?
 
CEVAP: Kayın ağacı sert ağaç türlerinden olup, dünyada ve ülkemizde en çok mobilya üretiminde ve de, masa, sandalye,  koltuk iskeletleri ham maddesi, kontrplak ham maddesi olarak kullanılmaktadır. Kısacası marangozluk sektöründe en çok kullanılan ağaç türlerinden biridir. Ayrıca kayın ağacının ülkemizde bol yetişen bir ağaç türü olması sebebiyle de ülkemizin iklimine dayanıklı bir ağaç türüdür.
 
 
*** NEDEN AHŞAP CAMݝ DEKORASYONUNDA KAYIN AĞACINI TERCݝH EDݝYORUZ?
 
CEVAP: Çünkü sert ağaç olan kayın ağacını emprenye edilmiş ve fırınlanmış olarak 3 kat üst üste özel makinelerimizde m² yüzeye 9Ton (9.000kg) uygulatarak sıkıyoruz, bu şekilde bu ağacın dönme, çatlama ve çekme yapmasına engel oluyoruz. Bu şekilde elde edilen malzeme çok sağlam ve dayanıklı olur ve de bu imalatlar, imalatçı hatalarına karşı firmamızın garantisi altındadır. Masif ahşap panelimizi dahi kendimiz fabrikamızda mevcut tüm makinelerimizde imal etmekteyiz. Bu nedenle imalatın her safhası kendi fabrikamızda gerçekleştiğinden dolayı, bu garantiyi veriyoruz.
 
            Tek amacımız Cami gibi çok kullanılan mekanlarda özellikle ibadethanelerde yüzyıllar boyu dayanabilecek ve yıpranmayacak, sağlam  imalatlar yapmaktır. Özellikle tarihi camilerin incelediğimizde ahşap kapı, minber ve kürsülerin de kayın (gürgen) ağacının kullanılmış olduğu ve aradan yüzyıllar geçmesine rağmen halen ayakta durduğunu görebiliriz. Bu işi yapmada en önemli unsur, doğru keresteyi doğru şekilde kullanmaktadır. Bu da sermaye, bilgi ve tecrübe gerektirir. Biz müşteriden avans alıp keresteyi hemen alıp işlemiyoruz, biz sadece stoklu kereste ile çalışmaktayız. Çünkü her yıl 5 kamyon kuru kayın(gürgen) kereste alıp birkaç yıl dinlendirip ve de en önemli emprenye edip kullanmaktayız. stoklarımızda mutlaka her zaman 500 metreküp kereste stokumuz mevcuttur. O nedenle işlerimizi daha çabuk tamamlıyoruz.  Çünkü doğru ve kuru kereste stoklarımızda her zaman mevcuttur ve bu keresteyi işleyecek tüm makine, teçhizat ve bilgi birikimi de fabrikamızda mevcuttur.
 
 
*** NEDEN LݝMBA, ÇAM GİBݝ YUMUŞAK AĞAÇLARI TERCݝH ETMݝYORUZ? 
 
           Limba tropikal ağaç türlerinden olup Afrika'da yetişmektedir. Limba yumuşak bir ağaçtır, bu nedenle çok rahat işlenmektedir ve oyulmaktadır .  Fakat dayanıklılık açısından aynı şey söylenemez.
 
           Yumuşak bir ağaç türü olan Limba, tropikal iklime alışkındır, aynı zamanda yumuşak olması sebebiyle de bu ağaç türü ile cami gibi çok kullanılan mekanlara ilişkin imalat yapıldığında, çekme ve çatlama yapma ihtimali çok yüksektir. Benzer unsurları çam ağacı için de söyleyebiliriz. Çam ağacı da yumuşak ağaç türlerindendir ve bu nedenle de süresiz garanti verilebilecek imalatlar için kullanılması uygun değildir. Tarihi camileri incelemenizi tavsiye ediyoruz, tarihi camilerde Limba gibi tropikal ağaçların kullanılmadığını, kayın, gürgen, ceviz, meşe gibi ağaç türlerinin kullanıldığını göreceksiniz.
 
 
 
ESKݝ USTALARIMIZIN TECRÜBELERݝ NELERDݝR VE HANGݝ AĞACI ÖNERMEKTEDİRLER?
 
ALINTIDIR: Kaynak: Yeni Turgutlu Gazetesi -24.06.2009 tarihli yazısı:

 
          
 
 
ESKݝ USTALARIMIZIN TECRÜBELERݝ NELERDݝR VE HANGݝ AĞACI ÖNERMEKTEDİRLER?
 
ALINTIDIR: Kaynak: Yeni Turgutlu Gazetesi -24.06.2009 tarihli yazısı:
 
Başlık: Yok Olmaya Yüz Tutan Meslek Kündekari:
 
       Manisa'nın Turgutlu ilçesinde 50 yıldır Kündekari Sanatını yürüten Ağaç Oymacısı ݝsmail ݝrfan Soyaslan 1200 parçadan oluşan Cami giriş kapılarını görenlerin dikkatini çekiyor.
 
       Turgutlu'da 1957 yılında 7 yaşındayken mobilyacı çırağı olarak mesleğe başlayan ݝsmail ݝrfan Soyaslan Türkiye'de yok olmaya yüz tutan mesleklerden biri olan kündekari ustalığını sürdürüyor.
 
       Türkiye'de bu mesleği yapan 3-5 ustadan biriyim diyen Soyaslan, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Turiz Bakanlığının desteklerini bekliyoruz, dedi.
 
              Kündekari ve Cami kapıları ustalığını yapanın çok az olduğunu belirten Soyaslan "Türkiye'nin bu sanata ve bu sanata gönül vermiş ustalara ihtiyacı var. Bu sanatı icra etmekte zorlanıyoruz kereste ve eleman eksikliği yaşıyoruz. Bu işte kereste bulmak yeterli değil, kerestenin uzun yıllar dinlendirilmiş ve kuru olması lazım. Bu iş doğrudan kereste alınıp yapılacak bir iş değil.Keresteyi atölyede en az 5-6 yıl dinlendirmek lazım. 5-6 yıl dinlendirip kesimden sonra emprenye yapılması lazım. Yaptığımız ürünlerin 300 - 500 yıl dayanması için mutlaka kerestenin emprenya edilmiş olması gerekmektedir. Bunları iyi bir şekilde değerlendirdiğimizde bir cami kapısı 4-5 ayda tamamlanabiliyor. Mesleğimizde ağaç olarak ülkemizde çok uygun olan gürgen (kayın) ağacını kullanıyoruz. Mesleğimizde eleman sıkıntısı çekiyoruz. Yok olmak üzere olan bir meslek olduğu için eleman bulmak oldukça zor oluyor.  Kendim gece gündüz çalışarak bunları elde ediyoruz. Endüstriyel tezgahlarda yapılacak bir iş değil bu. Gördüğünüz gibi ilkel tezgahlarda yapıyoruz. Bu kapıların üzerindeki her işleme el ile yapılmakta. Bir kapının üzerinde büyüklüğüne ve işlemesine göre bin ile üzerinde işleme ve parça bulunmakta. Bir kapının ağacının bütün olması ağacın çalışmasını sağlar, ama parça parça olması uzun ömürlü olmasını sağlar. Yaptığımız kapılarda teknik olarak kündekari adı verilen bir teknik kullanıyoruz. Ayrıca oyma, hamut, bordur ve taç gibi el ile yapılan işlemler yapılıyor. Bu şekilde bir kapının imalat aşaması 5 ay gibi bir sürede bitiyor. Bazen bu süre daha da uzayabiliyor" dedi.
 
               Bir kapının yapım aşamasının sabır, emek ve maliyet istediğini bildiren İsmail Soyaslan" Bu işlerin maliyeti oldukça, bu maliyet de o kadar ufak meblağlar değil. Bunun için keresteyi alıp yıllarca beklemek gerekiyor. Bu da maliyet demek. Buna da gücümüz yetmiyor. Devletten destek bekliyoruz.  Devletimizin bizim gibi sanatkarlara sahip çıkması lazım. Çünkü vakıfların bize bizim de vakıflara ihtiyacımız var. Vakıfların bizi korumasını ve desteklemesini istiyoruz" dedi.
 
               Soyaslan sabır ve erdem isteyen mesleklerinde, ustaların bir elin parmağını geçmeyeceğini bildirirken "bir cami kapısının oluşumunda çiziminden, el işçiliğine, montajına kadar büyük bir sabır gerekiyor. Bir kapının şekil alması kimi zaman yıllarımızı alıyor" dedi